12 Nisan 2010 Pazartesi

Madde Beynimde Oluşuyorsa Neden Acıyı Hissediyorum?



Maddenin aslına hiçbir zaman ulaşamadığımızı, görme, işitme, tat alma, dokunma duyularımız sayesinde maddeyi var zannettiğimizi anlattığımda hep aynı tarz sorularla karşılaşıyorum. " Bıçağı biraz kaydırdığımda elimde hissettiğim acı, sızlama, elimden akan kan bir görüntü değil. Ayrıca bunu yanımdaki arkadaşım da gördü. Acıyı hissettiğime göre bunun oluşması için maddenin var olması gerekiyor değil mi?” Aslında bu soruların cevabı son derece basit.

Bu soruları soranların ve itiraz edenlerin en önemli yanılgısı, görüntü dışında ses, koku, dokunma gibi diğer hislerin de beyinde oluştuğunu göz ardı etmeleridir. Bu nedenle insanlar "bıçağı beynimde görüyor olabilirim, ama bıçağın keskinliği bakın gerçek, çünkü elimi kesti" demektedirler. Oysa bu kişinin elindeki acı, akan kanın verdiği sıcaklık ve ıslaklık hissi ve tüm diğer algıları yine beyninde oluşur. Yanındaki arkadaşının bu olaya şahit olması bu gerçeği değiştirmez, çünkü arkadaşı da, bıçakla aynı yerde yani beynindeki görme merkezinde oluşmaktadır. Bu kişi aynı hisleri, bıçakla elini kestiğini, elindeki acıyı, kanın görüntüsünü ve sıcaklığını aynısı ile rüyasında da yaşayabilir. Elini kestiğini gören arkadaşını da yine rüyasında görür. Ama arkadaşının varlığı, bu gördüklerinin rüya olmadığının bir kanıtı olmaz.

Hatta rüyasında elini kestiği sırada biri gelip, "bu gördüklerin bir algı, bu bıçak gerçek değil, elinden akan kan, hissettiğin acılar da gerçek değil, bunların hepsi şu an zihninde izlediğin olaylar" dese, kişi buna inanmayacak ve yine itiraz edecektir. Hatta belki "Ben materyalistim. Böyle iddialara inanmam. Şu anda gördüklerimin hepsini hissediyorum, bak kanı görmüyor musun?" diyecektir. İşte, maddenin aslıyla muhatap oluyorum diye ısrar edenler, yukarıdaki örnekte görülen kişi gibidirler. İçinde yaşadıkları algılar dünyasında "tüm bunlar bir algı, ve bu algıların aslına asla ulaşamazsın " denmekte, ancak onlar bu gerçeğe şiddetle karşı çıkmaktadırlar.

Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, bir insan, eli kesildiğinde, "bu nasılsa bir görüntü" diyerek tedbir almadan oturmaz. Çünkü Allah, bu görüntüler içinde insanları bazı sebeplere bağlı olarak yaratmıştır. Örneğin eli kesilen insan bunun için gerekli ilaçları kullanır, elini sarar veya doktora gider. Ancak bu işlemlerin hepsinin beyninde oluşan görüntüleriyle muhatap olur. Sargı bezi de, kullandığı ilaçlar da beyninde oluşan görüntülerdir.

İnsanlar maddenin aslına hiçbir zaman ulaşamayacaklarını, hep beyinlerinde kapkaranlık bir noktada oluşan görüntülerle muhatap olduklarını bir gün anlayacaklar. O zaman çok değer verdikleri evlerinin, arabalarının, eşlerinin, çocuklarının ve aynı zamanda kendi bedenlerinin bile bir görüntüden ibaret olduğunu anlayacaklar. Bazı düşünürlerin “insan bir hayaldir, aslında bütün yaşananlar geçici ve aldatıcıdır, bu evren bir gölgedir” şeklindeki sözleri günümüzde kanıtlanıyor gibidir. Aşağıda verdiğim linkleri incelediğinizde madde zannettiğiniz ama aslında hiçbir zaman aslına ulaşamadığınız madde konusunu çok daha iyi anlayabileceksiniz.

(http://www.maddedekimuhtesemilim.com)

(http://www.maddeninardindakisir.com)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder